Sağlık Hukuku

Sağlık Hukuku, sağlık alanında hizmet veren kurumlar, hekimler ve sağlık hizmetlerini alan bireyler arasındaki ilişkileri kapsayan, toplumu yakından ilgilendiren, disiplinlerarası çok geniş yelpazesi olan bir hukuk dalıdır.

Sağlık Hukukuna ilişkin gerek iç hukukumuzda gerekse uluslararası hukukta birçok kanun ve yönetmelik, meslek kuralları ve uluslararası sözleşmelerde düzenlemeler mevcuttur.

1982 Anayasasına göre, Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık kurumları ve sosyal kurumlardan yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.(m.56/III, IV)

1982 Anayasasına göre, sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir.(m.56/V)

1982 Anayasasına göre, Devlet, sosyal ve ekonomik alanlardaki görevlerini bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.(m.65)

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 3. maddesinde “Yaşamak, herkesin hakkıdır.” hükmü yer almaktadır. Bununla birlikte aynı bildirgenin 25. maddesinde sağlık hakkı, temel bir insan hakkı olarak kabul edilmiştir.

Sağlık hukukuna dair uyuşmazlıklarda yıllar içerisinde teknolojideki gelişmelerin de artması sebebiyle hasta ile hekim arasındaki uyuşmazlığa dayalı davalarda artış gerçekleşmiştir. Hekimlerin tıbbi uygulama kaynaklı hataları sonucunda, hastaların maddi ve manevi  zarara uğramaları veya kamu yada özel hastanelerin sağlık hizmetlerinin yetersizliğinden kaynaklı kusurları sebebiyle idarenin ve hastanelerin sorumlu tutulmalarını gerektiren sağlık hukuku alanına giren davalarla karşılaşılması muhtemeldir.

Hekimlere karşı, yaptıkları tıbbi müdahale nedeniyle hastada oluşan zarar adına açılan davalara malpraktis davaları denir. Türk Tabipleri Birliği Hekimlik Meslek Etiği Kuralları’nın 13. maddesinde, tıbbi hata “Tıp biliminin standartlarına ve tecrübelere göre gerekli olan özenin bulunmadığı ve bu sebeple de olaya uygun gözükmeyen her türlü hekim müdahalesi uygulama hatası (malpraktis) olarak anlaşılmaktadır.” denilmektedir.Malpraktis nedeniyle İdarenin sorumluluğunun özü doğal olarak İdare Hukukuna göre belirlenmiştir. Bu dava türüne hukukumuzda Tam Yargı Davaları denilmektedir.

Sizlere ne sunuyoruz ?

Şendur | Doygun Hukuk Bürosu olarak Sağlık Hukuku alanında edindiğimiz tecrübeler ve uzman kadromuz sayesinde hastaneler, hasta ve hekim ilişkileri sırasında doğabilecek her türlü anlaşmazlık ve uyuşmazlık ile ilgili hukuki danışmanlık ve hukuki destek vermekteyiz